10 Mart 2009 Salı

vergi denetmeni.blogcu

Bürokraside iki atama iki mesaj

Verginin patronluğuna bir “Maliye müfettişi”nin getirilmesi kritik mesaj taşıyor.Bürokrasinin merkezi Ankara dün, biri Maliye Bakanlığı diğeri Sanayi Bakanlığı’nda iki kritik atamaya sahne oldu. Bu atamaları kritik kılan, makamların yüksekliği değil, atanan isimlerin taşıdığı özel mesajlardı. Maliye’de gelenektir, atamalarda hesap uzmanlarıyla maliye müfettişleri arasında denge gözetilir. Örneğin müsteşar müfettişse, Gelir İdaresi Başkanı (GİB) hesap uzmanı olur. Ancak son dönemde bu gelenek uygulanmıyor. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Müsteşar Hasan Basri Aktan ve iki eski GİB Başkanı Osman Arıoğlu ve Mehmet Akif Ulusoy hesap uzmanı. Bu tercih Maliye’yi müşteriye, yani özel sektöre yakınlaştırmayı amaçlayan Bakan Unakıtan’a ait.

“ÜSTAT”I BİTİREN ATAMA

GİB Başkanı Ulusoy, önceki akşam jet hızıyla görevden alınıp KKTC Maliye müşavirliğine gönderildi. KKTC, dil bilmeyen üst düzey yöneticiler için “dış atama” yeridir. Yeni tercihe göre, Ulusoy’dan boşalan makama başka bir hesap uzmanının atanması beklenirdi. Ancak, tercih değişti, başkanlığa bir “müfettiş” olan, başkan yardımcısı Mehmet Kilci getirildi. Maliye bürokrasisi, Unakıtan’ın ABD’de olduğu bir dönemde yapılan bu atamadan şu mesajı çıkardı:

“Ulusoy’un görevden alınmasına yol açan, Doğan Yayın Holding Başkan Yardımcısı Soner Gedik ile yapılan telefon görüşmesiydi. Ulusoy, “vergi pazarlığı” olarak yansıyan bu görüşmede, kendisinden daha kıdemli olan hesap uzmanı Soner Gedik’e mesleki saygı gereği “üstat” diye hitap etmişti. Özel sektör temsilcisinin devleti temsil eden bürokrata “kıdem basması” ancak “müfettiş” atamasıyla önlenebilirdi. Çünkü hiçbir müfettiş, hesap uzmanına “üstat” demez. Özel sektörün mali temsilcileri hesap uzmanı olduğuna göre; patron koltuğunda müfettişin oturduğu kurumda artık “üstat” hitabı da özel sektörle pazarlık da bitmiş demektir.”

BİR ELİNDE ÇİÇEK

Dün, atama sonrası görüştüğümüz Ulusoy’un şu sözleri de çok önemli: “İdare olarak mükellefle küsemezsiniz. Görüşürsünüz. Görüşürken de bir elinizde sopa, diğer elinizde çiçek olur. Hangisi işe yarıyorsa o elinizi mükellefe uzatırsınız. Benim yaptığım da budur.”

BAKAN KENDİ MÜSTEŞARINI ATADI

Dün, bir atama da Sanayi Bakanlığı Müsteşarlığı’na yapıldı. Giden isim Yusuf Balcı, gelen ise İhracat Genel Müdürü Ali Boğa’ydı. Balcı’nın Bakan Zafer Çağlayan’a rağmen müsteşarlığa atandığı, dolayısıyla bakanla müsteşarın birlikte çalışamadığı iddia ediliyordu. Boğa ise Çağlayan’ın ASO başkanlığı döneminden bu yana tanıdığı ve bakanlıkta görmek istediği bir isim. Boğa’nın gelmesiyle Çağlayan’ın uzun bir aradan sonra nihayet kendi müsteşarına kavuştuğu ifade ediliyor.

Erdoğan Süzer/ ANKARA


Tarih: , 5/3/2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

ULUSOY HAKSIZ YERE GİTTİ YAPTIĞI OLAĞAN ŞEYLERDİ

Ulusoy kendini nasıl savundu?


Gedik ile yaptığı 'Çerez' parası görüşmeleri üzerine görevden alınan Ulusoy, konuştu..
05 Mart 2009 Perşembe 08:24

Neşe Karanfil'in haberi

Unakıtan'ın bilgisi dahilinde Doğan Yayın Holding Başkan Yardımcısı Soner Gedik ile yaptığı cep telefonu görüşmesi yasadışı olarak dinlenip yayınlanan Ulusoy dün görevinden alındı.

Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Akif Ulusoy dün görevinden alınarak Lefkoşe Büyükelçiliği Maliye Müşavirliği'ne atandı. Ancak Ulusoy'un birkaç gün içinde emekliye ayrılıp ayrılmayacağı konusunda karar vereceği ifade ediliyor. Ulusoy'un ayrılmasıyla boşalan Gelir İdaresi Başkanlığına ise İdare'de Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Mehmet Kilci'nin ataması yapıldı. Kayserili olan Kilci, Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci'nin kardeşi.

Unakıtan beklenmedi

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın bilgisi dahilinde Doğan Yayın Holding Başkan Yardımcısı Soner Gedik ile yaptığı cep telefonu görüşmesi yasadışı olarak dinlenen ve internette yayınlanan Ulusoy'un salı günü akşam görevden alındığı kulislerde yayıldı. Bir başka göreve atandığına ilişkin karar ise Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanırken ortak kararnamede halen tedavi için ABD'de olan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın imzası yok.

Kararda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile Maliye Bakanı'na vekalet eden Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren'in imzası var. Kararname 3 mart tarihli olmasına rağmen, Unakıtan'ın bugün (perşembe) İstanbul'a ulaşmış olması bekleniyor. Yani Unakıtan'ın birkaç gün içinde Türkiye'ye geleceği bilindiği halde, görevden alma için Unakıtan'ın dönüşü beklenmedi.

Vergiden anlayan konuşmayı anlar
Ulusoy, Referans'a yaptığı açıklamada, "Benim içim rahat" dedi. Salı günü akşam kararı öğrendikten sonra memleketi Kütahya'ya giden Ulusoy, burada birkaç gün dinleneceğini söyledi. Daha sonra da ailesinin yanına İstanbul'a gidecek olan Ulusoy, emekli olma konusunu birkaç gün düşüneceğini ve kararını vereceğini ifade etti. Maliye Bakanı Unakıtan ile telefonda görüştüğünü anlatan Ulusoy, vergiden anlayan birisinin kasette yer alan ifadeleri de rahatlıkla anlayacağını, yanlış yorum yapamayacağını kaydetti. Kasette yer alan ifadelerin uzlaşmaya tabi olan 30 milyon TL'lik bir ceza için söz konusu olduğunu, bu tür konuşmaları binlerce mükellefle yaptıklarını söyledi. 'Çekirdek parası' yorumu için ise Ulusoy, zaten uzlaşıldığında 'cezaya göre' çekirdek parasına ineceği yorumunu yaptı.

Ulusoy'un çevresine ise dert yandığı öğrenildi. Ulusoy'un yakın çevresine, telefon konuşmasının dinlendiğini, kaydedildiğini, bir takım bölümlerin kesildiğini anlattığı, bu kesilmelerle ifadelerin değiştirilmeye çalışıldığını ve uygun zamanda da servis edildiğinden bahsettiği söyleniyor.

Yeni başkan Kayserili

Metin Kilci, Gelir İdaresi Başkanlığı kurulduğu günden bu yana üçüncü başkan olacak.
İlk başkan Osman Arıoğlu'nun emekli olmasının ardından Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı yapan Mehmet Kilci'nin adı başkanlık için geçmişti. O dönemde Mehmet Kilci'nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından istendiği kulislerde dolaşmıştı. Çünkü Kilci Ailesi Kayserili. Ancak Mehmet Kilci'nin maliye müfettişi, Maliye Bakanı Unakıtan'ın hesap uzmanı olması nedeniyle Kilci'nin tercih edilmeyeceği konuşulmuştu.

ESKİ GİB BAŞKANINA GÖRE ALINMA ŞEKLİ ŞIK DEĞİL

GİB'in ilk başkanı olan Osman Arıoğlu, Ulusoy'un görevden alınma şeklinin 'şık' olmadığını söyledi. Bürokratların görevden alınabileceğini dile getiren Arıoğlu, ancak görevden alınma biçimini "Böyle olmaması gerekirdi" diye yorumladı. Kasette dikkat çekilebilecek tek noktanın diğer denetimlere yönelik ifadeler olabileceğini söyleyen Arıoğlu, bu ifadenin de normal olduğunu, çünkü vergi denetimlerinin amacının 'işletmeyi öldürmemek' olduğunu dile getirdi.

Referans


Tarih: , 5/3/2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Ulusoy: Görüşmeyi üstad yaklaşımı içinde değerlendirin

Ulusoy: Konuşma doğru konumuz farklı

MALİYE Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Akif Ulusoy, internet sitelerinde yayınlanan Doğan Yayın Holding Başkan Yardımcısı Soner Gedik ile yaptığı telefon görüşmesini star’a değerlendirdi.

‘Görüşme doğrudur’ diyen Ulusoy, görüşmenin yaklaşık 1 ay önce telefonla gerçekleştiğini ve görüşmede geçen vergi dosyasının ise son kesilen yaklaşık 1 milyar TL’lik dosya olmadığını söyledi. Ulusoy ‘Gruba 25-30 milyon TL’lik vergi kesilmişti. Grup söz konusu vergiyi de İMKB’ye bildirdi. 800 milyon TL’lik vergi dikkate alındığında gerçekten de çekirdek parasıdır. Ayrıca grup için 25-30 milyon TL’lik vergi, çerez parasıdır’ dedi.

ULUSOY, Soner Gedik olan yaptığı telefon görüşmesindeki üslubun da ‘üstad’ yaklaşımı içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Maliyeciler arasında herkesin kendisinden kıdemli olan kişilere ‘üstat’ diye hitap ettiğini hatırlatan Ulusoy, Gedik ile yaptığı görüşmede de belirli bir saygı çerçevesinde hareket ettiği için bu ifadeyi kullandığını söyledi.

Ulusoy, telefonların dinlenmesi konusunda yapacağı hiçbir şey olmadığını belirterek, ‘Verilemeyecek hesabım yok. Kim dinlerse dinlesin, telefonla konuşmayacak mıyım’ dedi. Doğan Grubu şirketlerine son kesilen yaklaşık 1 milyar TL’lik ceza ile bağlantı kurulmak istendiğine dikkati çekerek ‘bunun doğru olmadığını’ vurgulayan Ulusoy, 1 milyar TL’lik vergi konusunda grup temsilcileri ile hiçbir görüşmesinin olmadığını söyledi.

HÜSEYİN ÖZAY


Doğan Yayın Başkan Yardımcısı Soner Gedik ile Gelir İdaresi Başkanı M. Akif Ulusoy arasındaki konuşma internete düştü. Ulusoy, konuşmayı doğrularken, son vergi cezasını değil, küçük rakamlı başka bir vergi konusunu konuştuklarını söyledi.

DOĞAN Yayın Holding’e kesilen 914.8 milyon liralık vergi cezasının öncesinde yapıldığı anlaşılan konuşmalar internet sitelerinde yayınlandı. 6 dakikalık konuşmada Doğan Grubu ve Maliye çevrelerini sarsacak ifadeler var.

Akif Ulusoy: Sizinkiler (Doğan Grubu’ndan elemanlar) Bülent’le konuşmuşlar.

Soner Gedik: Evet.

Ulusoy: Bülent’le ben de konuştum. Eleştiri konularından bazılarında haklılık paylarından bahsediyor... Şu an itibariyle doğrudan doğruya müdahale edecek bir durum yok gibi. Biraz pazarlayacağız, uzlaşmada birşeyler konuşacaz ya.

Gedik: Oraya yazarlar, o ne istiyorsa yazsın diyorsun. Bülent de onu diyor anladığım kadarıyla.

Ulusoy: Bülent’in görüşlerine itibar ederim ben. O üç tane ana konudan biri konusunda, bayağı yüksekçe, oradan tereddüdü vardı. O yüksek olan tutar konusunda da ben de olsam yazarım ama gene de yazılanı görmek lazım. Ben şunu yapacağım üstad, raporu işleme konulmadan önce Bülent’e okutturacağım...

Gedik: İşleme konmadan bir okusun ya. Objektif bakınca kimseye böyle bir rapor yazılmıyormuş. Bu bir iddia olabilir ama böyle bakınca da maliyenin iddia etmediği bir hususu zorlama yazılıyor gibi geliyor bize. Ama işleme konmadan el atabilirsen yani şu konu üzerinden ilgini kaybetmezsen memnun olurum.

Ulusoy: Yok merak etmeyin o şekilde talimat verdim.

AYDIN BEY HEPİMİZİ KOVAR

Gedik: Bazı duyumlarımıza göre dedim, bir ihbar olduğunu biliyoruz dedim. İhbar káğıtla ilgiliymiş, 2-3 tane konu varmış dedim sonra. Fakat bildiğim kadarıyla o konularda da bir şey çıkmamış dedim. Şimdi baktıkları şeylerde çok zorlama geliyor dedim. Bu bütün şirketlerin bütün 5 yıllarından, hani böyle linç politikası gibi dedim. Aydın Bey en sonunda 8 tane hesap uzmanı, 8 tane mali müşaviri, hepimizi işten atacak dedim.

Ulusoy: Bu iyi zemine gelmiş. Fazla yıllara genişletmeden hadi 2003’ü incelediniz 2004’ü de bitirin geri kalanına da artık burnunuzu sokmayın noktasına getirmek lazım. En hesaplısı rakamsal boyutları da otururuz bir uzlaşmayla neticeye varırız.

Gedik: Bundan sonrası yazılmasın bari. Yazılacağını yazmış o rakamlar da büyük.

Ulusoy: Yok be üstad o kadar yüksek değil çekirdek parasına dişe diş mücadele ederiz. Yani dişe dişten kastım yanlış anlaşılmasın konular itibariyle ayırttırdım arkadaşlara detayını bizim haklılık payımız çok yüksek bir şeylerde uzlaşılır.

Gedik: Ama zorlayınca her yerden bir şey bulunur, yani bugüne kadar olan oldu deyip bundan sonrasına da makul bir şeyler yapacak da tamam senin de dediğin gibi bizim istediğimiz de öyle olan oldu, artık bundan sonrasına makul bir şey yapalım diyelim. Bundan sonrasında fazla bir şey yapmasınlar bu tarihe kadar yazdıklarında da uzlaşalım bir şeyler yapalım.

MAKUL NOKTAYA ÇEKİYORUZ

Ulusoy: Öncesinde ve sonrasında ayrı ayrı beraber olsak iyi olacak üstat. Konular itibariyle tam not almış şu şöyle durumda şu söyle diyecek değilim.

Gedik: Ya bunları bari öbür raporlarda yazılmasın ya.

Ulusoy: Onu temin etmeye çalışıyorum söyledim arkadaşlara üstat.

Gedik: Onun öbürküleri de uzlaşma diyorsa da yapılacak bir şey yok.

Ulusoy: Çok bastırdığınızda da başka türlü sıkıntılar çıkıyor ya onlarla, fazla karışıp kurcalamayın artık da.

Gedik: Evet işte buralarda rakam da yüksek şey de yüksek hep stresler artıyor.

Ulusoy: Yok arkadaşlar bayağı bir sonraki yıllarla ilgili olarak bayağı makuliyet çizgisine gelme noktasına büyük adımlar attılar dedim tabiri caizse.

Gedik: Bundan sonra gelecekler daha makul diye düşüneceğiz.

Ulusoy: Ben o söylediğiniz şeyi temin etmeye çalışıyorum üstat.

Star Gazetesi


Tarih: , 25/2/2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Doğan grubu yöneticisi ile Gelir İdaresi Başkanı arasında ses kaydı iddiası

Doğan grubu yöneticisi ile Gelir İdaresi Başkanı arasında ses kaydı iddiası
Doğan Yayın Holding Başkan Yardımcısı Soner Gedik ile Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Akif Ulusoy'un "vergi cezası" üzerine yaptıkları sohbetin ortam dinlemesi internete düştü.

İkilinin Doğan Grubu'na kesilen cezanın miktarını düşük bir rakama indirmek için karşılıklı olarak anlaştıklarını ortaya çıkartan ses kaydı sonsayfa.com'da yayınlandı.

Ulusoy, kendi personeline baskı yapacağını, denetlemenin 2003 ve 2004 yılı dışında taşmamasını sağlayacağını ve en önemlisi ise "uzlaşmada" rakamı "çekirdek parası"na indireceğini söylüyor.

Soner Gedik ise, Ulusoy'a "bugüne kadar olan oldu" deyip, bundan sonrası için "makul bir rakam çıkartılmasını, devamının getirilmemesini" söylüyor. Ulusoy, bir amiriyle konuşur gibi Soner Gedik'e "merak etmeyin onu temin etmeye çalışıyorum, uzlaşmada halledeceğiz" diyor.

Ulusoy&Gedik ikilisinin devletin 1 Milyar TL'lik vergi alacağının indirilmesiyle ilgili konuşmaları yaklaşık 6 dakika sürüyor...

Kaynak: Sonsayfa.com

soner gedik
Details
Comments

06 Şubat 2009 Cuma

vergi denetmenlerine rotasyon geliyor

vergi denetmenlerine rotasyon geliyor

Vergi kanunlarında değişikliği öngören yasa tasarısı

Bakanlar Kurulunda kabul edilen Gelir Vergisi Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısıyla, kablolu ve kablosuz internet servis sağlayıcılığı hizmeti vergisinin yüzde 15'den yüzde 5'e indirilmesi öngörüldü.

<_script> MNetBanner("cumhuriyet_anasayfa_468x60"); <_script>

AA

Ankara- Gelir Vergisi Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısına göre, her nevi telekomünikasyon işletmeciliği kapmasındaki (ön ödemeli kart satışları dahil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri (vergi oranı yüzde 25), radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetler (vergi oranı yüzde 15) ile kablolu ve kablosuz internet servis sağlayıcılığı hizmeti kapsamına girmeyen, diğer telekomünikasyon hizmetlerinden alınacak vergi oranını ise yüzde 15 olarak belirlendi.

Söz konusu hizmetlerin birlikte veya birbiriyle bağlantılı olarak verilmesi halinde ise, her hizmet tabi olduğu oran üzerinden vergilendirilecek. Bakanlar Kurulu, yüzde 25 oranını yüzde 10'a, yüzde 15 oranlarını ayrı ayrı veya birlikte yüzde 5'e, yüzde 5 oranını ise sıfıra kadar indirmeye ve bu oranları kanuni oranlarına kadar artırmaya yetkili kılındı.

Tasarıda yer alan bir başka değişikliğe göre de emeklilik yatırım fonlarının, menkul kıymet fonlarının ve menkul kıymet yatırım ortaklıklarının sermaye piyasalarında yaptıkları işlemler nedeniyle elde ettikleri paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaf tutulacak.

Taşıtlara vergi affı
Konut yapı kooperatiflerinin üyelerine konut teslimleri istisna kapsamından çıkarıldı
İstisna uygulanacak yakıt miktarı

Telsiz telefon vergileri
Asgari geçim indirimi
Her türlü bilgi ve belge verilecek

Bakanlar Kurulu'nda kabul edilen Gelir Vergisi Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısına göre, Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda yer alan ve 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanması öngörülen Gelir Vergisi stopajı, sigorta primi işveren payları ve enerji desteği ile ilgili teşvik uygulamaları, 31 Aralık 2009 tarihine kadar sürecek.

Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunda yapılan değişiklikle, Başbakanlık teşkilatının görevleri arasına ''ekonomi ile ilgili politikaların, ekonomik plan ve programların, karar ve uygulama süreçlerinin tespitinde ve uygulamasında koordinasyon sağlamak'' eklendi.
Başbakanlık Teşkilatının ana hizmet birimleri arasına ''Ekonomik ve Mali İşler Genel Müdürlüğü'' eklendi.

Harçlar

Şans oyunları
Tasarının Kuyruk maddesine eklenen
Gelir İdaresi Başkanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunu'nda yapılan düzenlemeye göre, Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığı'nın görevleri arasına, ''Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamındaki kamu idarelerine verilmesi gereken her türlü beyanname, bildirge ve benzeri belgeleri, bu idarelerin mevzuatı gereğince elektronik ortamda bunlar adına almak'' dahil edildi.

Vergi Dairesi Başkanlığı'nı görevleri sıralanırken de ilgili işlemlerden dolayı idari yargı mercileri nezdinde yaratılan ihtilaflarla ilgili, bu merciler nezdinde talep ve savunmalarda bulunmak yer aldı.

Denetim elemanı ve uzman personel çalıştırılmasıyla ilgili maddede yapılan düzenlemeyle ''yapılacak yeterlilik sınavında başarılı olanlar vergi denetmenliğine atanırlar'' ifadesi, ''yeterlilik sınavında başarılı olanlar vergi denetmenliğine, başarılı olmayanlar ise derecelerine uygun memur kadrosuna atanacak'' şeklinde değiştirildi.
Maddede yapılan düzenlemeye göre, gelir uzmanları, özel yarışma sınavı sonucuna göre mesleğe gelir uzman yardımcısı olarak alınacak. Bunlar en az 3 yıl çalışmak ve olumlu sicil almak kaydıyla yeterlilik sınavına girmeye hak kazanacak. Yapılacak yeterlilik sınavında başarılı olanlar gelir uzmanlığına, başarılı olmayanlar ise derecelerine uygun memur kadrosun atanacak. Gelir uzmanlığında en az 7 yıl fiili hizmeti bulunan ve bu sürede olumsuz sicil almamış olan gelir uzmanlarından meslekleriyle ilgili alanlarda tezli yüksek lisans veya doktora yapanlar ya da Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından en az C düzeyinde belge ibraz edenler, yapılacak sözlü sınavda başarılı olmak şartıyla devlet gelir uzmanlığına atanacaklar. Bunların mesleğe alınmaları yetiştirilmeleri ve yeterlilikleri ile çalışma usul ve esasları yönetmelikle düzenlenecek.
Gelir idaresi grup müdürü, vergi dairesi müdürü, müdür, vergi dairesi müdür yardımcısı ve müdür yardımcısı kadrolarına atanacakların, yapılacak yazılı ve sözlü sınavlardan ayrı ayrı 100 tam puan üzerinden en az 70 puan almaları gerekecek. Şu kadar ki, Devlet gelir uzmanlığı unvanına atandıktan sonra bu unvanda 5 yıl hizmeti bulunanlar sınava tabi tutulmadan müdür olarak atanabilecek.

Vergi dairesi müdürleri, müdürler ve bunların yardımcıları ile vergi denetmenleri yer değiştirme suretiyle atamaya tabi olacak, buna ilişkin usul ve esaslarda yönetmelikle düzenlenecek.

Geçici maddeyle yürürlük tarihinden önce yeterlilik sınavına giren vergi denetmen yardımcılarından yapılan bu sınavlarda başarılı olamayan ve halen Başkanlık kadrolarında görev yapanlar, yürürlük tarihinden itibaren 6 aydan az olmamak üzere Başkanlık tarafından belirlenecek tarihte bir defaya mahsus olmak üzere düzenlenecek yeterlilik sınavına çağrılacak. Yapılan yeterlilik sınavına girenlerden başarılı olanlar vergi denetmenliğine, başarılı olamayanlar ise derecelerine uygun memur kadrosuna atanacaklar.

20 Haziran 2008 Cuma

Kontrolörleri ve denetmenleri üzmüşüz...

Kontrolörleri ve denetmenleri üzmüşüz...

Taylan ERTEN / ANKARA'dan
taylane@dunya.com

02.06.2008 - 09:00

Ekonominin yarısı "kayıt dışı"... Bunu Maliye de biliyor, hükümetler de... Ekonominin yarısı "kayıt içi"... İsteyen istediği kadar beyanda bulunup, istediği kadar "doğrudan" vergi ödüyor... Devlet, yarısı "kayıt dışı" ekonomiden yeterli vergiyi süzemediği için "gırtlağına" kadar borçlu...

Hükümetler bütçe açıklarını "doğrudan" vergiler yerine "dolaylı" vergilere yüklenerek; kamunun, milletin malını mülkünü satarak kapatınca, "başarılı" oluyor! Devletin Hazinesi, Londra bankerlerinden "En Başarılı Borçlanan Hazine Ödülü" alan tek kurum. Başka örneği var mı, bilmiyoruz!

Ve... Bu haldeki devletin bütçesini "iki yakası bir arada" tutabilmek için; her şeyi devletten, kamudan beklerken vergi yükümlülüğünden kaçanı, vergi kaçıranı, matrah gizleyeni, "kara paracıyı" izlemek, bulmak ve gereğini yapmakla görevli, merkezde 120 Maliye müfettişi, 309 hesap uzmanı, 316 gelirler kontrolörü; defterdarlıklarda da 2 bin 700 vergi denetmeni...

Maliye, tüm görev unvanlarında toplam 3 bin 165 yetkili kişiyle "sahayı" kontrol etmeye, denetlemeye, kaçırılan vergiyi bulmaya, bulduğunu geri almaya, vergi dairesinin önünden geçmeyenlere "adres öğretmeye" çalışıyor. İşleri zor, sorumlulukları ağır.

Müfettiş, uzman, kontrolör arasında seçilme ve meslek eğitimi bakımından fark yok. Fark yetki ve görevlerde: Müfettişlerle kontrolörler Türkiye çapında vergi ve kara para incelemeleri, idari teftiş, kamu görevlilerini soruşturma yetkilerine sahipler. Uzmanların görev alanı yine Türkiye çapında vergi ve kara para incelemelerini kapsıyor. Denetmenler ise "yerel denetim" yetkisini kullanıyor.

Tek çatı tasarısı

Maliye'nin vergi denetim yapısına ilişkin bu bilgileri vermemin nedeni, TBMM'ye sunulmuş olan "tek çatı tasarısı" ile ilgili yayınımız. Tasarı bu yapının değiştirilmesini; Maliye Teftiş ile Hesap Uzmanları kurullarının kaldırılmasını, gelirler kontrolörleri dahil üç denetim birimiyle birlikte tüm elemanların "Maliye denetçisi" unvanı altında birleştirilmesini öngörüyor.

21 Mayıs'ta DÜNYA Mikro Politika'da gündeme getirdiğimiz ve ilgili dört derneğin kurumsal görüşleriyle yansıttığımız bu konu Maliye denetim camiasında büyük ilgiyle karşılandı. Müfettişlerden "teşekkür", kontrolörlerden ve denetçilerden eleştiri aldık. İzinlerini almadığım için isim vermiyorum.

Eleştirilerden biri, kontrolörlerin varlığını ve ağırlığını eksik yansıtmamızdı. Bu kesimden gelen açıklamalara göre; gelirler kontrolörlüğünün 72 yıllık, denetmenlerin de yaklaşık bir bu kadar tarihi ve birikimi bulunduğunu; kontrolörlerin mesleki yetkinlik, yetki ve görevler yönünden müfettişler ve uzmanlarla eş düzeyde olduklarını ve görevlerini l‰yıkıyla yerine getirdiklerini belirterek eksiğimizi gideriyorum.

Diğer bir eleştiri, tasarıya ilişkin görüşler kadar Maliye'nin denetim yapısını oluşturan kurullar ve birimler arasındaki derin görüş farklarını da yansıtıyordu. "İç meselelere" girmeyeceğim. Ancak, belli ki kontrolör ve denetmenler kesimi iki kurulun "hegemonik" ve "imtiyazlı" konumlanmasından hiç memnun değiller. Etkin bir denetim sistemi oluşturmanın önünde "engel" gördükleri iki kurulun kaldırılmasını ve sistem birliğinin sağlanmasını gerekli görüyor, destekliyorlar.

Bu çerçevede denetmen kesiminden gelen şu değerlendirme ayrıca dikkati çekiyor:

"Hükümet, gelir idaresi tasarısı ile her hal ve takdirde kendisine tabi, bizzat kendisinin çekip çevireceği, kendi istek ve arzularına göre hareket edecek bir denetim birimi istediğini ortaya koymuş, bu isteği tasarıya yansıtmıştır. Yani, önceleri kurulların (Maliye Teftiş ve Hesap Uzmanları kastediliyor) hizmetinde, kurullara hizmet eden bir Gelir İdaresi varken, şimdi, zaten topluma ve devlete hizmet etmeyen ama siyasetçinin kısa vadeli güncel çıkarlarına hizmet edecek bir yapı tasarlanmıştır."

Eleştiri ve görüşlerden çıkardığım sonuca gelince: Kontrolörler ve denetmenler mevcut mali denetim yapısının değişmesini; kurulların, imtiyazlı konumların kaldırılmasını; birimlerin birleştirilmesini; birleştirilirken mevcut yapılar arasında ayırıma gidilmemesini ve yeni vergi denetim biriminin "kurum çıkarlarını, mesleki taassubu" değil, "ülke çıkarlarını ve kamu yararını gözetecek, çağdaş, güçlü, bağımsız, etkin, verimli ve sağlıklı işleyecek" şekilde tasarlanmasını talep ediyorlar. Hem de kuvvetle...



Kontrolörleri ve denetmenleri üzmüşüz...

Kontrolörleri ve denetmenleri üzmüşüz...

Taylan ERTEN / ANKARA'dan
taylane@dunya.com

02.06.2008 - 09:00

Ekonominin yarısı "kayıt dışı"... Bunu Maliye de biliyor, hükümetler de... Ekonominin yarısı "kayıt içi"... İsteyen istediği kadar beyanda bulunup, istediği kadar "doğrudan" vergi ödüyor... Devlet, yarısı "kayıt dışı" ekonomiden yeterli vergiyi süzemediği için "gırtlağına" kadar borçlu...

Hükümetler bütçe açıklarını "doğrudan" vergiler yerine "dolaylı" vergilere yüklenerek; kamunun, milletin malını mülkünü satarak kapatınca, "başarılı" oluyor! Devletin Hazinesi, Londra bankerlerinden "En Başarılı Borçlanan Hazine Ödülü" alan tek kurum. Başka örneği var mı, bilmiyoruz!

Ve... Bu haldeki devletin bütçesini "iki yakası bir arada" tutabilmek için; her şeyi devletten, kamudan beklerken vergi yükümlülüğünden kaçanı, vergi kaçıranı, matrah gizleyeni, "kara paracıyı" izlemek, bulmak ve gereğini yapmakla görevli, merkezde 120 Maliye müfettişi, 309 hesap uzmanı, 316 gelirler kontrolörü; defterdarlıklarda da 2 bin 700 vergi denetmeni...

Maliye, tüm görev unvanlarında toplam 3 bin 165 yetkili kişiyle "sahayı" kontrol etmeye, denetlemeye, kaçırılan vergiyi bulmaya, bulduğunu geri almaya, vergi dairesinin önünden geçmeyenlere "adres öğretmeye" çalışıyor. İşleri zor, sorumlulukları ağır.

Müfettiş, uzman, kontrolör arasında seçilme ve meslek eğitimi bakımından fark yok. Fark yetki ve görevlerde: Müfettişlerle kontrolörler Türkiye çapında vergi ve kara para incelemeleri, idari teftiş, kamu görevlilerini soruşturma yetkilerine sahipler. Uzmanların görev alanı yine Türkiye çapında vergi ve kara para incelemelerini kapsıyor. Denetmenler ise "yerel denetim" yetkisini kullanıyor.

Tek çatı tasarısı

Maliye'nin vergi denetim yapısına ilişkin bu bilgileri vermemin nedeni, TBMM'ye sunulmuş olan "tek çatı tasarısı" ile ilgili yayınımız. Tasarı bu yapının değiştirilmesini; Maliye Teftiş ile Hesap Uzmanları kurullarının kaldırılmasını, gelirler kontrolörleri dahil üç denetim birimiyle birlikte tüm elemanların "Maliye denetçisi" unvanı altında birleştirilmesini öngörüyor.

21 Mayıs'ta DÜNYA Mikro Politika'da gündeme getirdiğimiz ve ilgili dört derneğin kurumsal görüşleriyle yansıttığımız bu konu Maliye denetim camiasında büyük ilgiyle karşılandı. Müfettişlerden "teşekkür", kontrolörlerden ve denetçilerden eleştiri aldık. İzinlerini almadığım için isim vermiyorum.

Eleştirilerden biri, kontrolörlerin varlığını ve ağırlığını eksik yansıtmamızdı. Bu kesimden gelen açıklamalara göre; gelirler kontrolörlüğünün 72 yıllık, denetmenlerin de yaklaşık bir bu kadar tarihi ve birikimi bulunduğunu; kontrolörlerin mesleki yetkinlik, yetki ve görevler yönünden müfettişler ve uzmanlarla eş düzeyde olduklarını ve görevlerini l‰yıkıyla yerine getirdiklerini belirterek eksiğimizi gideriyorum.

Diğer bir eleştiri, tasarıya ilişkin görüşler kadar Maliye'nin denetim yapısını oluşturan kurullar ve birimler arasındaki derin görüş farklarını da yansıtıyordu. "İç meselelere" girmeyeceğim. Ancak, belli ki kontrolör ve denetmenler kesimi iki kurulun "hegemonik" ve "imtiyazlı" konumlanmasından hiç memnun değiller. Etkin bir denetim sistemi oluşturmanın önünde "engel" gördükleri iki kurulun kaldırılmasını ve sistem birliğinin sağlanmasını gerekli görüyor, destekliyorlar.

Bu çerçevede denetmen kesiminden gelen şu değerlendirme ayrıca dikkati çekiyor:

"Hükümet, gelir idaresi tasarısı ile her hal ve takdirde kendisine tabi, bizzat kendisinin çekip çevireceği, kendi istek ve arzularına göre hareket edecek bir denetim birimi istediğini ortaya koymuş, bu isteği tasarıya yansıtmıştır. Yani, önceleri kurulların (Maliye Teftiş ve Hesap Uzmanları kastediliyor) hizmetinde, kurullara hizmet eden bir Gelir İdaresi varken, şimdi, zaten topluma ve devlete hizmet etmeyen ama siyasetçinin kısa vadeli güncel çıkarlarına hizmet edecek bir yapı tasarlanmıştır."

Eleştiri ve görüşlerden çıkardığım sonuca gelince: Kontrolörler ve denetmenler mevcut mali denetim yapısının değişmesini; kurulların, imtiyazlı konumların kaldırılmasını; birimlerin birleştirilmesini; birleştirilirken mevcut yapılar arasında ayırıma gidilmemesini ve yeni vergi denetim biriminin "kurum çıkarlarını, mesleki taassubu" değil, "ülke çıkarlarını ve kamu yararını gözetecek, çağdaş, güçlü, bağımsız, etkin, verimli ve sağlıklı işleyecek" şekilde tasarlanmasını talep ediyorlar. Hem de kuvvetle...




16 Haziran 2008 Pazartesi

Vergi denetmenleri terfi edebilmeli

AHMET YAVUZ

ahmet.yavuz@zaman.com.tr Ekonomi

Vergi denetmenleri terfi edebilmeli

Kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması ve vergi uygulamalarının herkes tarafından arzu edilen bir noktaya getirilmesi, daha iyi çalışan güçlü bir vergi idaresi ve etkin bir vergi denetimi yapısının oluşturulmasına bağlı. Denetim kelimesinden ise sadece vergi incelemesi anlaşılmamalı. Vergi denetimi, geniş manada vergi idaresinin merkez ve taşra örgütünün iç denetime tabi tutulmasını ve lüzumu halinde vergi personelinin soruşturmalarının yapılmasını da kapsıyor.

Ülkemizde kayıt dışı ekonominin boyutları gittikçe artıyor. Nitekim bu husus, 2007-2013 yıllarını kapsayan 1. Kalkınma Planı'nda açıkça ifade edildi. Bu artışı engelleyecek temel unsur denetim gücüdür. Kayıt dışı ile mücadelede takip edilmesi gereken politika cari dönem için etkin ve yaygın denetimdir. İnceleme ve denetim gücünün koordineli ve etkili bir şekilde çalışması mükelleflerin incelenmekten çekinerek beyanlarını doğru şekilde vermelerini sağlar. Bu yüzden önemli olan, sınırlı sayıdaki mükellefi inceleyerek yorum farkından kaynaklanan matrah farkı bulmak değil, büyüklü küçüklü tüm mükellefler nezdinde inceleme oranını yüzde 2'lerden 10'lara çıkarmaktır. Bu da mevcut inceleme elemanı sayısını artırmak ve denetim elemanlarını düzenli bir şekilde koordine etmekle mümkün olur. Bu koordinasyon ihtiyacı sebebiyle Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bizzat takip ettiği vergi inceleme birimlerinin birleştirilmesini de sağlayacak kanun tasarısı bir ay önce hükümet sözcüsü Cemil Çiçek tarafından kamuoyunun bilgisine sunulmuştu. Tasarı kamuoyu ile paylaşılmazdan önce birçok söylenti çıktı. Ancak geçen hafta basına yansıyan tasarı, bu söylentilerin neredeyse tamamını asılsız çıkardı. Öyle ki; gelir idaresinin müsteşarlık şeklinde örgütleneceği, bu müsteşarlık bünyesinde 5 genel müdürlüğün kurulacağı, şimdiki 29 vergi dairesi başkanlığı yerine 21 bölge başkanlığının olduğu bölge sistemine geçileceği ifade ediliyordu. Ancak bu tür düzenlemeler tasarıda yok. Başlangıçta olup sonra vazgeçilmiş de olabilir.

Tasarı ile halen merkez denetim elemanlarının görev yaptığı birimler olan Maliye Bakanlığı bünyesindeki Maliye Teftiş Kurulu ve Hesap Uzmanları Kurulu ile Gelir İdaresi Başkanlığı'ndaki Gelirler Kontrolörleri Daire Başkanlığı kaldırılarak bunların yerine Maliye Bakanlığı teşkilat yapısında doğrudan bakana bağlı 'Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı' birimi oluşturulacak. Söz konusu vergi denetim elemanları, bu birime bağlanmak suretiyle 'Maliye Denetçisi' unvanı altında birleştirilecek. Maliye Bakanlığı'nın, Maliye müfettişi ve hesap uzmanlarına ait bin 618, gelirler kontrolörlerine ait 900 olmak üzere toplam 2 bin 518 kadro iptal edilirken, çeşitli derecelerde bin 251 maliye denetçisi kadrosu ihdas ediliyor.

Vergi daireleri ihmal edilmesin

Vergi denetim elemanları sayısının yetersiz olduğu ve kadroların doldurulması gerektiği her kesim tarafından paylaşılan bir gerçek iken, tasarıda vergi denetim kurulu başkanlığı bünyesindeki denetim elemanı kadrosunun azaltılmasını anlamak zor. Ayrıca, 'denetimde çok başlılık var, koordinasyonda zorlanıyor' deniliyor ve 3 ayrı denetim birimi tek çatı altında birleştiriliyor. Üç ayrı denetim birimi birleştikten sonra ne koordine edilecek ki? Bir de denetim koordinasyon kurulu kuruluyor. Kontrolörlere sözlü mülakat sınavı yapılacak deniyordu. Bu da tasarının ilk halinden çıkarıldı. Bence de anlamsızdı ve güzel bir başlangıç için hiç de hoş değildi. Çıkarıldığı iyi oldu.

Tasarı vergi denetmenleri ile ilgili herhangi bir düzenleme içermiyor. Böyle köklü bir değişikliğe gidilirken vergi denetmenlerine de dikey yükselme imkânı verilebilir. Böylece taşrada görev yapan vergi denetmenleri de motive edilmiş olur. Dikey yükselme sicil ve sınavla olabileceği gibi vergi denetmenlerinin yeterlilik sınavında ilk 5'e veya 10'a girenlerin otomatikman Kurul'a alınması şeklinde de olabilir.

Diğer yandan, özenle seçilen ve meslekî konularda yetiştirilen vergi denetim elemanlarına özel sektörden çok talep geliyor. Bu elemanlardan kamunun yeterince yararlanabilmesi için ciddi ölçülerde reel kayba uğramış özlük haklarının düzeltilmesi gerekiyor. Denetim elemanları, daha önce yeminli mali müşavirlik sınavından muafiyet avantajı sayesinde tahammül ettikleri şartların sınav mecburiyetinin de getirilmesiyle katlanılmaz bir hal aldığını söylüyor.

Son olarak, bu tartışmalar hep çatıyla ilgili. Vergi daireleri bu işin aslı ve esası. Eğer bir şeyler yapılacaksa asıl buralar ihmal edilmemeli. Vergi dairelerinin otomasyonu tamamlanmalı. İnsan unsuru gelir uzmanları ile daha donanımlı, cevval ve güvenilir hale getirilmeli. Vergi dairelerinin yönetim kadroları çok önemli. İstanbul'da milyar YTL'lik iadelere imza atan müdürler var. Buralarda yönetici olacak kişilerin dürüst ve cesur olması şart.

12 Haziran 2008 Perşembe

Vergi toplamak için ’Nereden buldun’ şart”

Vergi toplamak için ’Nereden buldun’ şart”

Hatırlarsınız, dönemin Maliye Bakanı Zekeriya Temizel "Nereden buldun?" düzenlemesini çıkardığında yer yerinden oynamıştı.
Yazar E-Posta
  • Haber Tarihi
    : 12 Haziran 2008
Yasa uygulanabilseydi, belki de Amerikan filmlerinde gördüğümüz vergi sistemi Türkiye'ye de yerleşecek, lüks içerisinde yaşadığı halde bir asgari ücretli kadar bile vergi ödemeyen vergi yüzsüzleri tarihe karışacaktı. Ancak olmadı. Yasa rafa kalktı. Nereden buldun ve mali milat tartışmalardan öteye geçemedi. Hatta Maliye, 'nereden buldun'la birlikte elindeki bir çok denetim silahını da o tarihte kaybetti.

Hatırlatmakta yarar var. Nereden buldun; elde edilen gelirin vergisinin ödenip ödenmediğinin ispat yükümlülüğünü direkt mükellefe yüklüyordu. Şimdi ise bu yükümlülük Maliye'nin sırtında. Bunun içindir ki; vergi kaçırdığından şüphelenilen, hatta şüphenin de ötesinde gerçek vergisini ödemediği ayan beyan ortada olan mükellefler para saçacak, zenginliklerini eşe dosta sergileyecek türlü şaklabanlıklar peşinde koşarken, Maliye'nin denetim elemanları belge toplamakla uğraşıyor.

UNAKITAN BÜYÜK ŞANS

Durup dururken 'nereden buldun' da nereden çıktı, diyebilirsiniz. Anlatalım: Bu gazeteden bir çok ayrıntısını okumuşsunuzdur. Maliye Bakanlığı bir süredir Gelir Vergisi Kanunu'nda yapılacak değişiklik üzerinde çalışıyor. İlk çalışma Vergi Konseyi'nin kamu ve özel sektörden gelen üyelerine hazırlatıldı. Şimdi Maliye'nin Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü son rötuşları yapıyor. Başbakan Erdoğan'ın talimatı üzerine, tasarı taslağı bittiğinde başta TOBB, TESK, TZOB, TÜRMOB, işçi ve işveren örgütleri olmak üzere ilgili tüm sivil toplum kuruluşlarına gönderilip, görüşler alınacak. Maliye, işte bu taslağın içerisine 'nereden buldun' benzeri bir 'vergi güvenlik mekanizması' yerleştirmek istiyor.

Çünkü, böyle bir mekanizmanın yokluğuna artık Maliye içerisinde tahammül kalmadı. Gelişmiş bilgisayar altyapısına, denetim elemanlarının arttırılmasına rağmen istenilen sonuç yeterince alınamadı. Maliyeciler belge peşinde koşmaktan yoruldu. Getirilmek istenen sistemi önce gizleyen, ancak denetim konusundaki görüşlerimizin çakışması üzerine rahatlayan bir Maliye yöneticisinin şu sözlerini dikkatlerinize sunuyorum: "Kimilerinin kolaylıkla vergi kaçırdığı düşüncesi toplumsal vicdanı yaralıyor. Herkesin gerçek geliri üzerinden vergisini ödeyeceği bir sisteme ihtiyacımız var.

Mali milat gereksiz. Ancak vicdanları rahatlatmak istiyorsak, nereden buldun benzeri bir güvenlik müessesesine, hatta doğrudan nereden bulduna ihtiyacımız var. Bakanımızın Unakıtan olması bu sistemin toplum tarafından kabul edilmesi ve yanlış anlaşılmalara yol açmadan uygulanması açısından büyük şans.

Hiç kimse, piyasanın içinden gelen bir bakanın yönetimindeki Maliye'nin piyasayı tıkayacağı iddiasında bulunamaz. Devlete ödemesi gereken vergiyi düğünlerde saçan, yurt dışındaki tatillerde harcayan, çocuğunu lüks ciplere bindirenler bu sefer kamuoyunu peşlerinden sürükleyemez. Türkiye'nin bu ayıptan kurtulması için medya desteğine ihtiyacımız olacak."

Dürüst vatandaş, dürüst mükellef olan herkes için bu sözlerin çok büyük anlam taşıdığı açık. Ancak siyasi belirsizliğin ortaya çıktığı, yerel seçimlerin yaklaştığı, üstelik de erken seçimin konuşulmaya başlandığı bir dönemde vergi reformunu kim, nasıl yapacak? Tarihi fırsat yine kaçarsa, tek tesellimiz yeni evli çiftlerin bol takılı düğün sevinci olacak.

26 Mayıs 2008 Pazartesi

25.05.2008


Maliye Bakanı, bürokratların basın organlarıyla temas etmesini yasakladıMaliye Bakanı Kemal Unakıtan, Bakanlık bürokratlarının kendi yetki alanlarına giren konularda bile yorum ya da değerlendirme yapmasını sevmiyor. Bu nedenle Maliye Bakanlığı’nda yürüyen çalışmalarla ilgili birçok gelişme kamuoyuna “İ

smini vermek istemeyen bir Maliye yetkilisi” ya da “Üst düzey bir Maliye bürokratı” ifadeleriyle yansıyor. Ancak bu formülle by-pas edilmekten pek de hoşlanmayan Bakan Unakıtan, birkaç haftadır bakanlık çalışmalarıyla ilgili kamuoyuna yansıyan haberler üzerine çareyi “Sus Genelgesi” çıkarmakta buldu. Unakıtan yayınladığı iç genelgeyle, bürokratların basın organlarıyla temas etmesini, bilgi, belge vermelerini yasakladı. Genelgede, “bazı personelin Bakan’ın izni olmaksızın basına kamu görevlerine ilişkin bilgi verdiği” belirtilerek, bürokratların basınla temas etmesinin mevzuata da aykırı olduğu vurgulandı. Bakan Unakıtan, 2004 yılında da benzeri bir genelgeyle bürokratlarına konuşmayı yasaklamıştı. Bakanlık koridorlarında bahsedildiği şekliyle Bakan Unakıtan, bürokratlarına yine bir “ayar” vermiş oldu.

14 Mayıs 2008 Çarşamba

TBMM

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ve HÜKÜMETİMİZE DUYURU


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ve HÜKÜMETİMİZE DUYURU

Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Cemil ÇİÇEK, 7 Nisan 2008 Tarihli Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası yaptığı basın açıklamasında özetle;

“Mevcut durumda vergi denetimlerinin dört ayrı birim tarafından yapıldığını belirterek, vergi gelirlerinin artırılması, vergi denetiminde etkinlik ve uygulama birliğinin sağlanması, denetim elemanlarının eş güdüm ve işbirliği içinde çalışmalarını sürdürebilmesi amacıyla, maliye müfettişliği, hesap uzmanlığı, gelirler kontrolörlüğü ve vergi denetmenliği unvanlarının kaldırılıp bunların ‘Vergi Denetçisi’ unvanı altında birleştirildiğine ilişkin tasarının Bakanlar Kurulunda imzaya açıldığını” ifade etmiştir.

Ancak, TBMM’ye sevk edilen mevcut tasarıda hükümetin açıklamalarının aksine, tek çatı altında bir denetim yapısı yerine ikili bir yapı öngörülmektedir. Bu tasarı ile gerek bilgi ve donanım gerekse sayısal bakımdan denetim gücünün büyük çoğunluğunu oluşturan ve vergi incelemelerinin yüzde doksanını gerçekleştiren 2 bin 779 vergi denetmeni söz konusu çatının dışında bırakılmış ve bu durum vergi denetmenleri camiasında büyük bir hayal kırıklığına neden olmuştur.

Tasarıyla oluşturulmak istenen yapının, Sayın Başbakanımızın da rahatsızlığını defalarca dile getirdiği mevcut yapısal sorunları çözemeyeceği düşünülmektedir.

Bu nedenlerle, Sayın Cemil ÇİÇEK’in açıklamalarında belirtilen yapılanmanın oluşturulabilmesi için tasarının Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu ile Genel Kurulda görüşülmesi sırasında, kamuoyunda yaratılan beklentilere ve Avrupa Birliği normlarına uygun, vergi denetiminde etkinlik ve verimliliği sağlayacak şekilde, Maliye’deki dört denetim biriminin aynı unvan altında birleştirilmesi amacıyla yeniden düzenleneceğini umuyor ve saygılar sunuyoruz.
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!